UX; görev başarısı, görev süresi ve hata oranı gibi davranışsal metriklerle, SUS gibi standart anketlerle ve ürün ölçeğinde HEART çerçevesiyle ölçülür. Doğru metrik, ürünün hedefinden türetilir: önce hedef yazılır, sonra bu hedefin kullanıcı davranışında nasıl görüneceği belirlenir, en son ölçülebilir metrik seçilir.
"Kullanıcı deneyimimiz iyi mi?" sorusu, ölçülmediği sürece bir görüş tartışmasıdır. Ölçüm bu tartışmayı veriye taşır, ama yanlış metrik seçildiğinde yanlış kararı da veriyle süsler. Bu yazı kullanılabilirlik testlerinde kullanılan temel metrikleri, SUS anketinin nasıl puanlandığını, Google'ın HEART çerçevesini ve bir ürün için hangi metriğin ne zaman seçileceğini anlatıyor.
Ölçmeden önce: kullanılabilirliğin üç boyutu
SUS'u geliştiren John Brooke, kullanılabilirliğin ölçümünü üç bileşene ayıran ISO 9241-11 standardını hazırlayan grubun başkanlığını yaptığını anlatır. Bu üç bileşen, kullanım bağlamına göre tanımlanır: etkililik (kişilerin görevlerini tamamlayıp hedeflerine ulaşıp ulaşamadığı), verimlilik (bunun için ne kadar kaynak harcadıkları) ve memnuniyet (bunu yaparken duydukları rahatlık) 4. Brooke'un vurguladığı nokta şudur: görevleri tamamlatan ama büyük zaman ve emek isteyen, herkesin memnun olmadığı bir sistem kullanılabilir sayılamaz 4.
| Boyut | Örnek metrik | Nasıl toplanır |
|---|---|---|
| Etkililik | Görev başarı oranı | Moderasyonlu ya da moderasyonsuz kullanılabilirlik testi |
| Verimlilik | Görev süresi, hata sayısı | Test kayıtları, ürün logları |
| Memnuniyet | SUS puanı, görev sonrası tek soruluk anket | Test sonunda ya da ürün içinde anket |
| Ürün ölçeğinde davranış | Benimseme, elde tutma, kullanım sıklığı | Analitik ve log verisi (HEART) |
Nielsen'in kullanılabilirlik metrikleri yazısı da aynı temel dörtlüyü sayar: başarı oranı, görev süresi, hata oranı ve öznel memnuniyet 2.
Görev başarısı
NN/g görev başarı oranını, bir çalışmada görevi tamamlayabilen kullanıcıların yüzdesi olarak tanımlar ve "kullanılabilirliğin en basit metriği" olarak niteler; kullanıcı hedeflediği görevi tamamlayamıyorsa geri kalan her şey önemini yitirir 1.
Başarıyı ölçmek, onu önceden tanımlamayı gerektirir. NN/g yalnız "başarılı" ve "başarısız" ayrımı yerine ara düzeyler önerir: tam başarı, küçük sorunla başarı (örneğin hediye notunu unutmak), büyük sorunla başarı (örneğin yanlış teslimat adresi) ve başarısızlık 1. Her düzey ayrı bir yüzde olarak raporlanır. Aynı yazı önemli bir uyarı da yapar: düzeylere verilen numaralar yalnız etikettir, sıralı veridir ve ortalaması alınmamalıdır 1.
Görev başarısı ölçümü için pratik bir sıra:
- Görevi gerçekçi bir senaryo olarak yazın. "Fatura menüsüne gidin" değil, "Geçen ayın faturasını indirin".
- Başarı kriterini testten önce yazın. Hangi ekrana ulaşılması, hangi değerin doğru girilmesi gerektiğini belirleyin.
- Ara düzeyleri tanımlayın. Hangi sapmanın küçük, hangisinin büyük sorun sayılacağına önceden karar verin.
- Her düzeyi ayrı yüzde olarak raporlayın. Örneklem büyükse güven aralığını da ekleyin.
- Başarısızlıkların nedenini kayıtlardan çıkarın. Metrik nerede sorun olduğunu söyler; nedenini gözlem söyler.
Testin nasıl planlanıp yürütüleceğini kullanılabilirlik testi nasıl yapılır yazısında ayrıntılı anlattık.
Görev süresi ve hata oranı
Görev süresi, verimliliğin en doğrudan göstergesidir; hata oranı ise kullanıcının görevi yaparken yaptığı yanlışları sayar 2. İkisi de görev başarısından daha fazla hazırlık ister:
- Başlangıç ve bitiş noktaları net olmalıdır. Süre, görev okunduktan sonra mı başlıyor, ilk tıklamada mı? Kriter bir kez belirlenir ve tüm katılımcılarda aynı uygulanır.
- Neyin hata sayılacağı önceden yazılmalıdır. Yanlış menüye girmek, yanlış alana veri yazmak, geri dönmek zorunda kalmak gibi.
- Sesli düşünme protokolü süreyi etkiler. Katılımcıdan düşündüklerini sesli söylemesi istenen testlerde süre, gerçek kullanımdan uzun olabilir; süre ölçümü öncelikliyse protokolü buna göre seçin.
- Süreler genellikle birkaç çok uzun değer içerir. Tek bir aşırı değerin ortalamayı çarpıtmaması için dağılıma da bakın.
Nielsen'in 2001 tarihli yazısı, metrik toplamanın pahalı olduğunu ve kısıtlı bütçede nitel yöntemlerin genellikle daha iyi bir yatırım olduğunu hatırlatır 2. Bu uyarı bugün de geçerlidir: metrikler bir tasarımın ne kadar iyi olduğunu söyler, nasıl iyileştirileceğini söylemez.
SUS: 10 soruluk kullanılabilirlik ölçeği
System Usability Scale (SUS), John Brooke tarafından Digital Equipment Corporation'da geliştirildi. Brooke ölçeği 1986'da meslektaşlarıyla serbestçe paylaştığını, yaklaşık on yıl sonra da bir kitap bölümüyle yayımladığını anlatır 4. Ölçek, kullanıcıların algıladığı kullanılabilirliği kısa sürede ölçmek için tasarlandı; olumlu ve olumsuz ifadeler, hızlı cevap vermenin yarattığı yanlılığı azaltmak için sırayla dizildi 4.
Puanlama. Her madde beş dereceli bir ölçekle cevaplanır. Brooke'un anlattığı puanlama şöyledir: tek numaralı (olumlu) maddelerde katkı, verilen cevaptan 1 çıkarılarak; çift numaralı (olumsuz) maddelerde 5'ten verilen cevap çıkarılarak bulunur. Her maddenin katkısı 0 ile 4 arasındadır; toplam 2,5 ile çarpılarak 0 ile 100 arasında bir puana dönüştürülür 4 5.
Örnek bir hesap (varsayımsal bir katılımcı):
| Madde | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Cevap (1-5) | 4 | 2 | 4 | 1 | 5 | 2 | 4 | 2 | 4 | 2 |
| Katkı (0-4) | 3 | 3 | 3 | 4 | 4 | 3 | 3 | 3 | 3 | 3 |
Katkıların toplamı 32'dir; 32 çarpı 2,5 ile bu katılımcının SUS puanı 80 olur.
Yorumlama. Brooke'un açıkça uyardığı nokta, SUS puanının 0 ile 100 arasında olmasına rağmen bir yüzde olmadığıdır; karşılaştırma için yüzdelik dilime bakmak gerekir 4. Jeff Sauro'nun yaklaşık 500 değerlendirmeyi ve 5.000'den fazla kullanıcıyı kapsayan analizinde ortalama SUS puanı 68'dir; 68'in üzeri ortalamanın üstünde, altı ortalamanın altında kabul edilir 5. Brooke, Sauro'ya atıfla 70 civarındaki bir puanın ortalamaya, yani yaklaşık 50. yüzdelik dilime denk geldiğini aktarır 4.
Sınırları. Brooke'un özetlediği bulgulara göre SUS güvenilir ve geçerlidir ama tanı koymaz; bir sistemi neyin kullanılabilir ya da kullanışsız yaptığını söylemez 4. Faktör analizleri ölçeğin öğrenilebilirlik ve kullanılabilirlik olmak üzere iki alt boyut içerdiğini göstermiştir; SUS puanlarının görev performansıyla ilişkisi ise orta düzeydedir 4. Ölçeği Türkçe kullanacaksanız maddeleri kendiniz çevirmek yerine geçerlik çalışması yapılmış bir Türkçe uyarlamayı tercih edin ve hangi uyarlamayı kullandığınızı raporda belirtin.
HEART: ürün ölçeğinde kullanıcı merkezli metrikler
HEART çerçevesi, Kerry Rodden, Hilary Hutchinson ve Xin Fu'nun CHI 2010'da yayımlanan makalesinde tanımlandı 6. Makale, sayfa görüntüleme, çalışma süresi, gecikme, yedi günlük aktif kullanıcı ve gelir gibi yaygın iş ve teknik metriklerin (yazarların deyişiyle PULSE) kullanıcı deneyimini yalnız dolaylı ölçtüğünü savunur. Örneğin bir özelliğin sayfa görüntülemesindeki artış, özelliğin sevilmesinden de, kullanıcının kafası karışıp çıkış yolu aramasından da kaynaklanabilir 6.
HEART beş kategoriden oluşur 6:
- Happiness (memnuniyet): Memnuniyet, görsel beğeni, tavsiye etme eğilimi ve algılanan kullanım kolaylığı gibi tutumsal metrikler; genellikle düzenli bir anketle toplanır.
- Engagement (bağlılık): Belirli bir süredeki etkileşim sıklığı, yoğunluğu ya da derinliği; toplam sayı yerine kullanıcı başına ortalama olarak raporlanması önerilir.
- Adoption (benimseme): Belirli bir dönemde ürünü ya da özelliği kullanmaya başlayan yeni kullanıcılar.
- Retention (elde tutma): Bir dönemdeki kullanıcılardan sonraki bir dönemde hâlâ aktif olanlar.
- Task success (görev başarısı): Görev süresi, tamamlanan görev yüzdesi ve hata oranı gibi geleneksel davranışsal metrikler.
Makale, her kategoriden metrik kullanmanın her zaman uygun olmadığını açıkça belirtir; çerçeve, bir kategoriyi dahil etme ya da dışarıda bırakma kararını bilinçli vermeye yarar. Örneğin kullanıcıların işleri gereği kullandığı kurumsal bir üründe Engagement anlamlı olmayabilir 6. Yazarlar ayrıca bu büyük ölçekli metriklerin yayındaki ürünleri değerlendirmek için yararlı olduğunu, erken dönem kullanıcı araştırmasının yerine geçmediğini vurgular 6.
Hedef, sinyal, metrik: doğru metriği seçmek
HEART makalesinin belki de en kullanışlı parçası, metrik seçimi için önerdiği üç adımlı süreçtir 6:
- Hedef: Ürünün ya da özelliğin kullanıcı deneyimi açısından neyi başarması gerektiğini yazın. Ekip içindeki farklı görüşleri bu aşamada toplayın; bir özelliğin hedefi ürünün genel hedefinden farklı olabilir.
- Sinyal: Hedefe ulaşıldığında kullanıcı davranışında ya da tutumunda neyin değişeceğini belirleyin. Sinyal, hedefe duyarlı ve özgü olmalı; deneyim iyileştiğinde ya da kötüleştiğinde hareket etmeli, alakasız nedenlerle değil. Bazen başarısızlığı yakalamak daha kolaydır: görevin yarıda bırakılması, geri alma eylemleri gibi.
- Metrik: Sinyali zaman içinde izlenebilecek bir sayıya çevirin. Ham sayılar kullanıcı tabanı büyüdükçe artacağı için oran, yüzde ya da kullanıcı başına ortalama genellikle daha anlamlıdır.
Örnek: bir faturalama panelinde yeni "toplu fatura" özelliği için hedef "kullanıcılar çok sayıda faturayı daha az emekle kesebilsin" olabilir. Sinyal, toplu fatura akışını başlatıp tamamlayan kullanıcılar ve akışın yarıda bırakılmasıdır. Metrikler ise haftalık aktif kullanıcılar içinde özelliği kullananların oranı (Adoption), akışın tamamlanma oranı (Task success) ve özellik sonrası kısa bir memnuniyet sorusunun ortalamasıdır (Happiness). Bu örnek yöntemi göstermek içindir; hedef değerler ürününüzün kendi verisinden çıkmalıdır. Panel ekranlarında bu metriklerin nasıl gösterileceğini dashboard tasarımı yazısında ele aldık.
Örneklem büyüklüğü ve sık yapılan hatalar
Nitel ve nicel çalışmalar farklı sayıda katılımcı ister. NN/g, nitel testlerde toplanan metriklerin çoğu zaman yanıltıcı olduğunu ve genel kitleye genellenemeyeceğini, nicel çalışmalarda ise genellikle 30'dan fazla, dar güven aralıkları için 40 ya da daha fazla katılımcı gerektiğini belirtir 3. Nielsen'in 2001 tarihli metrik yazısında önerilen sayı 20 idi 2; güncel öneri daha yüksektir. Katılımcı sayısı konusunu kaç kullanıcıyla test yapılmalı yazısında ayrıca tartıştık.
Sık yapılan hatalar:
- SUS puanını yüzde gibi okumak. 70 puan "yüzde 70 memnuniyet" demek değildir 4.
- Başarı düzeylerinin ortalamasını almak. Düzey numaraları etikettir, puan değildir 1.
- Beş kişilik nitel testten yüzde raporlamak. Bu sayılar genellenemez 3.
- Belirsiz metrikleri deneyim göstergesi saymak. Sayfa görüntülemesindeki artış iyi de kötü de olabilir 6.
- Kaynağı belirsiz karşılaştırma değerleri kullanmak. Hedef değer, ya kendi önceki ölçümünüzden ya da yöntemi açık bir kaynaktan gelmelidir.
Ürününüz için görev senaryolarını, başarı kriterlerini ve SUS ölçümünü içeren bir test planlamak isterseniz kullanılabilirlik testi hizmetimize göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ortalamanın biraz üzerindedir. Sauro'nun yaklaşık 500 çalışmayı kapsayan analizinde ortalama SUS puanı 68 bulunmuştur; Brooke da 70 civarındaki bir puanın ortalamaya, yani yaklaşık 50. yüzdelik dilime denk geldiğini aktarır. SUS puanı bir yüzde değildir. Puanı tek başına değil, önceki sürümünüzle ya da aynı yöntemle ölçülmüş bir karşılaştırmayla birlikte yorumlayın.
Brooke, Tullis ve Stetson'ın çalışmasına dayanarak 8 ila 12 kullanıcıyla güvenilir sonuç alınabildiğini aktarır. Ancak bu, puanın kararlı olmasıyla ilgilidir; iki tasarımı karşılaştırırken ya da sonucu tüm kullanıcı kitlesine genellerken güven aralığı da hesaplanmalıdır. NN/g dar güven aralıkları için nicel çalışmalarda genellikle 40 ya da daha fazla katılımcı önerir.
Hayır. HEART'ı tanımlayan makale, her kategoriden metrik kullanmanın her zaman uygun olmadığını, çerçevenin bir kategoriyi dahil etme ya da dışarıda bırakma kararını bilinçli vermeye yaradığını söyler. Örneğin kullanıcıların işleri gereği kullandığı kurumsal bir üründe Engagement anlamlı olmayabilir; ekip Happiness ve Task success kategorilerine odaklanabilir.
Tutmaz, ama tamamlar. Analitik ve log verisi ne olduğunu ve ne sıklıkla olduğunu gösterir; kullanılabilirlik testi ise neden olduğunu gösterir. HEART makalesi de büyük ölçekli metriklerin yayındaki ürünlerin değerlendirmesinde faydalı olduğunu, erken ya da biçimlendirici kullanıcı araştırmasının yerine geçmediğini belirtir. İki kaynak birlikte kullanıldığında karar vermek kolaylaşır.
Testten önce her görev için başarı kriterini yazın: hangi ekrana ulaşılması, hangi bilginin doğru girilmesi gerektiği gibi. NN/g, başarıyı yalnız başarılı ve başarısız olarak değil, küçük ya da büyük sorunla başarı gibi ara düzeylerle kaydetmeyi önerir. Her düzey ayrı yüzde olarak raporlanmalı, düzeylere verilen numaralar ise ortalaması alınacak puanlar gibi kullanılmamalıdır.
Kaynaklar
- 1Nielsen Norman Group. Success Rate: The Simplest Usability Metric
- 2Nielsen Norman Group. Usability Metrics
- 3Nielsen Norman Group. Why 5 Participants Are Okay in a Qualitative Study, but Not in a Quantitative One
- 4John Brooke, UXPA. SUS: A Retrospective (Journal of Usability Studies, Vol. 8, Issue 2, 2013)
- 5MeasuringU (Jeff Sauro). Measuring Usability with the System Usability Scale (SUS)
- 6Rodden, Hutchinson, Fu; CHI 2010 (Google Research). Measuring the User Experience on a Large Scale: User-Centered Metrics for Web Applications
uiuxtasarim Editör Ekibi
Bu yazı ekibimizin editoryal sürecinden geçti: kaynaklar tek tek doğrulandı, sayısal iddialar kaynağa bağlandı. Yayın ilkelerimiz
Kullanılabilirlik Testi
Gerçek kullanıcılara gerçek görevler verin; nerede takıldıklarını görün, önceliklendirilmiş bulguyla düzeltin.
